Sanliurfa Arkeoloji Müzesi / Museum

Type / Tür: Museum / Müze

Location / Yer: Şanlıurfa

Year / Yıl: 2011-2015

Şanlıurfa Müze Kompleksi Projesi

Şanlıurfa’nın dönüşüm yaşanan merkezi bir bölgesinde, güneyinde kentin önemli değerlerinden Balıklıgöl’e, kuzeyinde kentin sıklıkla kullandığı AVM ve otellere komşu, yeni Şanlıurfa Edessa arkeoloji müzesi, mozaik müzesi, kültür merkezi, otopark ve arkeopark proje süreci 2011 yılında başladı.

Urfa gibi sıcak bir iklimde gerçekleştirilecek müze projeleri nasıl olmalıydı?

Ana karar olarak istenmeyen hava koşullarından korunmak adına mümkün olduğunca kompakt, avlu, revak gibi yerel mimari değerlerden de faydalanan, gerek kentsel bağlamda, gerek iklimsel bağlamda arazisine referans veren bir projenin üretilmesi düşünüldü. Oluşturulacak yapıların bir yandan sade, minimal, kompakt, ikonik, özgün yapılar olması diğer yandan cephelerdeki hareketlerle de kent dokusuna öykünmesi planlandı.

Masterplan

Masterplan ölçeğinde fikir Balıklıgöl’ü AVM-otellerin yer aldığı bölgeye bağlayacak ana bir alle yaratmak ve iki müze, otopark, kültür merkezi ve arkeoparktan oluşan programı bu alleye eklemlemekti. Allenin batısında yer alan, içerisinde in-situ mozaiklerin bulunacağı mozaik müzesinin konumu belli olduğundan arkeoloji müzesi de devamında konumlandırılarak allenin batı kısmı müze blokları ve arkeopark doğu kısmı ise kültür merkeziyle sonlanan yeşil peyzaj olarak zonlandı.

Mozaik Müzesi

Arazideki in-situ mozaikleri korumak ve harici gelecek mozaikleri de sergilemek üzere ihtiyaç duyulan müze tasarımında fikir basitti: 72 metre çaplı bir kubbe yapı. Tüm sahayı baştan başa kolonsuz geçmek ve bütüncül, yüksek hacimli, etkileyici bir mekan yaratmak adına tasarlanan bu çatı örtüsü çelik taşıyıcı sisteme sahip olmalıydı. Bu sistem aynı zamanda mozaiklerin ve duvarların üzerlerine dikme ya da kolon gelmemesi için tasarlanan çelik askı sistemli cam gezi platformlarını taşımalıydı. Katmanlı çatı olarak tasarlanan yapı sisteminde çatı katman aralarından kontrollü gün ışığı alınması hedeflendi. Farklı renklerdeki camlardan alınacak loş ışıklarla iç mekandaki ziyaretçilere bir ışıksal mozaik oyunu izlettirmek amaçlandı. In-situ mozaik kotundan yüksekte yapılan girişle ziyaretçilerin öncelikle fuayeden tüm mekanı algılaması, sonrasında bir rampayla daha yüksekteki dairesel bir platforma tırmanıp tüm mozaikleri tepeden bir önizlemeye alması istendi. Önizleme sonrası yine bir rampayla in-situ kota inilip mozaikler daha detaylı olarak incelendikten sonra gezi sonunda yine başka bir rampayla tekrar fuayeye ulaşılması planlandı.

Arkeoloji müzesi

Masterplanda planlanan alleye revağıyla entegre olan arkeoloji müzesi avlulu bir plan şemasına sahiptir. Müze harici, restoran, atölyeler ve çok amaçlı salon gibi birimleri barındıran yapıda tüm mekanlara iç avludan ulaşılır. Kütle avlulu soyut bir kare prizmanın cepheleri ve çatısında urfa kent dokusuna öykünmesiyle oluşmuştur. Diğer bir deyişle kütlede urfa kent dokusu yerel urfa taşıyla kaplı bina kabuğuna işlenerek özgün bir yapı kimliği yaratmak hedeflenmiştir. Kabuk boşluklarından dökülen parçalar ise zemin peyzajında arkeoparkı oluşturacaktır.

İç mekan tasarımında gözetilen öncü faktörse mekânsal zenginliktir. Teşhir salonları, birer metre kot farklarından oluşan, birbirleriyle sürekli sürprizli fiziksel ve görsel ilişkiler kuran onlarca platform olarak projelendirildi. Bu kadar kot farkına rağmen hiç merdiven adımlamadan sürekli rampalarla bütün sergiyi gezebilmek projenin en heyecanlı noktalarından biri olarak özümsendi. Koleksiyonunda Urfaman gibi çok önemli heykellerin, Göbeklitepe gibi çok önemli 1/1 ölçekli canlandırmaların bulunduğu müzenin kronolojik teşhir tanzimine de son derece önem verildi. Çağlar arasında tasarlanan tarih tünelleri vasıtasıyla ziyaretçilerin çağları daha iyi hissedip kavramaları hedeflendi. Yapının mekânsal büyüklükleri teşhir tanzim 1/1 sergi alanlarının büyüklüklerine göre belirlendi.

Aksaklıklar

Maalesef, proje inşaat aşamasında bilgimiz ve kontrolümüz dışında bir takım değişiklikler gerçekleştirildi. Örneğin arkeoloji müzesinin kabuğu daha basit bir kabukla değiştirildi. Mozaik müzesinin çatı katmanları ve yırtıkları, iç mekan gezi platformlarının askıları iptal edildi. Elbetteki başka değişiklikler de mevcut. Bir projenin tam olarak tasarlandığı gibi inşa edilmesi çok kolay olmamakla birlikte proje müelliflerinin kontrolör olarak görevlendirilmediği durumlarda bu farklılıklar üst seviyelere çıkabiliyor.

Yine de, mimar egomuzu bir yana koyarsak, bu kadar aksaklığa rağmen, ülkemiz adına mekânsal karakteriyle, mimari kararlarıyla ve sürprizli sergileriyle 34 bin metrekarelik, gezilesi dev bir müze kompleksine sahip olduğumuzu düşünüyoruz.

Mete Sezer

 

Proje Künyesi

Mimari Proje    : Okyanus A.Ş. & MS Başkent Mimarlık & UED Mimarlık

Mimari Proje Ekibi: Nuran Demirtaş, Mete Sezer, Uğur Emre Demirci

Statik Proje: Mustafa Demirci

Mekanik Proje: Seyit Kaplan

Elektrik Projesi : Eren Kahraman